Geçmiş zaman geçmişte kalmış

Eskiden bu kadar sinirli değildik.Herkesin bir fikri vardı ve bu fikre saygı duyan insanlardan oluşan  “herkes” .

“Ne zaman ,nasıl ve neden bu kadar toleranssız olduk?” diye sormak ve bu tartışmaları merakla izlemekse bir kaç yıl öncesinde kaldı .

Artık mizacımız bu.Sen kızgınsın, ben kızgınım ,o ise bambaşka bir alemde.

Eğer çıkıp bir fikriniz olduğunu belli ediyorsanız ya da fikrinizden şöyle üstünkörüde olsa bahsediyorsanız ,gelecekte başınıza ne işler açılacağı az çok belli artık.

Bilmeyenler için kısaca bahsetmek gerekirse ;yazdığınız bir kitap bin türlü oyunla alehinizde kullanılan bir delil haline getirilip,çok gizli başka sebeplerle hakkınızda soruşturma başlatılıp ,tutuklanabilirsiniz.

Bknz:Ahmet Şık,Nedim Şener ve daha nicesi.

Veya nişanlanacağınız gün her zamanki gibi kendi mahallenizde evinize doğru ilerlerken size çok da yabancı olmayan bir polis memuru tarafından kimlik sorgusuna çekilip,hakkınızda dava açılmış olduğunu öğrenebilirsiniz.İşin fenası master nedeniyle o dönemde memlekette olmadığınız için kanun kaçağı sayılıp, duruşmalar boyunca tutuklu yargılanmanıza da karar verilebilir.

Peki sebep nedir?

Yani neden hakkınızda dava açılmıştır ve siz yakın zamanda bir çok devlet kurumuna (master,tecil vs sebeplerle)başvurduğunuz halde “kanun kaçağı” gibi muamele görüp tutuklanmışsınızdır?Yani neden durduk yere masterınız,düğününüz,hayalleriniz bir sene ertelenmiştir ve ertelenmeye devam edecektir?

Bknz:Hüseyin Özdemir, delilsiz, bir senedir tutuklu olarak yargılanıyor.

Bir fikri muhakkak vardır ama bu fikri ,devletçe “kendini bilmez” yerine konan diğerleri gibi alenen haykırmadığı aşikar.Yine de “suçlu” olmanız için bir fikir sahibi olmanızın yeterli olduğu artık su götürmez bir gerçek.

Merak ediyorum;ucundan kıyısındanda olsa çok az tesadüf edebildiğim o zamanlar neden geçti?

Tabi zaman su gibi akıp gider ve aynı derede muhakkak iki kere yıkanılmaz ama neden o su size doğru yaklaşmaya başladığında berrakken şimdi tam önünüzde bulanıklaşmıştır?

Sormadan ,düşünmeden edemiyorum…Kim ne zaman çıkıp “yeter” diyecek?Bu karamsar halimiz hiç geçecek mi?Tam bir araya gelip cılız seslerimizi canlandıracakken yine yolun yarısında vazgeçenler olacak mı?

Ya da en azından sabah haberleri şöyle bir karıştırıp yaşadıkları memleket hakkında biraz fikir sahibi olmayı deneyecekler mi?Suçlu olma korkusu duymadan…

Didem Çelik 12.03.2011/ Kıbrıs

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s