Sana diyorum; beni duyuyor musun?

Buradayım, oradaydık. Burada, herkesin arasında, ortada, orta yerde. Burada, hep birlikte ve elbette herkesten uzakta.

Aynı yerde, birkaç adımla duruyorduk. Aynı yerde güneş batıyor ve savruluyordu. Aynı adımların arasına sıkışıp, bekliyorduk. Aynı insanların gölgelerinde birikip, susuyorduk.

Orada durup, öylece bekliyorduk.

Hava her zamankinden serindi. Kar, bankların üzerinde, yolların kenarında birikmiş, bazısı çamura bulanmış, kararıp çirkinleşmişti. Pisti.

Avuçlarım yerine tırnaklarımın arasına giriyordu yaprakların üzerindeki solucan izleri. Oradan delerek bir takım hisleri, aklıma çörekleniyorlardı. Her defsında midem bulanıyordu.

Kar, denizin orta yerini yırtmış sanki bembeyaz akıyordu. Gemilerin ve vapurların gölgesi, karın üzerinde simsiyah çoğalıyor, siliniyor, yüzüyordu.

Kar önce bizim evlerimize sonra ellerimize yağıyordu. Biz hep aynı yerde, bazı birkaç adımın içinde, bekleyerek duruyorduk. Durup bekliyorduk.

Biz, seninle, bazı adımların arasında kaybolup, başka yerlerde beliriyorduk; biz hep böyle birbirimizden uzakta durup, bekliyorduk.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s