Hırka

Burnumun ucunda biriken ve hareket eden kirpiklerinden bir tanesi, altında ezildiğim üst dudağının arasına sıkışmış dururken, senin ellerin arasında çiğnenip ezilecek kadar durgun ve korkaktım aslında.

Ürkerek çoğalan hararetin anlamını kavrayamayacak kadar tutkun ağlıyordum aslında. Bembeyaz derimin beşinci katmanına gizlemiştim bencilliğini, unutmuş uyuyordum yalnızca.

Tırnaklarının içinde biriktirdiklerine rağmen her defa unutuyordum çoğu şeyi. Tırnaklarının arasındaki kirleri.

Kirlettiğin onca şeyi.

Yanından kalkmaya çalıştığım sırada sokaktan geçen çöp kamyonu sol tekerleğiyle kedinin kuyruğunu eziyordu.

O sırada dönmüş olmalıydım sırtımı sana. Avuçlarımın içiyle yatağa bastırarak.

Kalkıp gitmek yerine yatıp uyumayı seçemedim. Üzerime aldığım, iplikleri sökülmüş hırkayı parmaklarımdan, ellerimden, kollarımdan geçirerek giydim. Her deliği, içimdeki her deliğin içinden geçen esintiyi ,önce parmaklarımda, sonra ellerimde son olarak da omuzlarımda hissettim.

Hırkanın sağ kolu elimin üzerine yığıldı. Yerimden kalkamadım, oturdum. Kedinin kuyruğunu ezen çöp kamyonunun köşede ezilmiş bekleyen çöp torbalarını toplayışını dinlemeye başladım.

Ellerinin arasından kurtulmuş bekliyordum. Ellerinin arasından kurtulmuş, ellerinin arasına dönmek için bekliyordum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s