Yegane olan

 

Masumiyet, biz hic fark etmeden cikip gidiyor hayatimizdan. Bizim buyumemizle alakasiz olarak kucuk bazi oyunlar nedeniyle ak olanlar yerini karanliga birakiyor. Yaninda duran adam ya da kadinin gozleri icinde kaybolmak ruyasi, hep bir onceki nesle tekabul ve tesaduf ettiginden olsa gerek bizlere pek bir sey kalmiyor, anilar bile sahtelesiyor. Zamanin gectigini anlamak icin kullandigimiz araclar gelistikce manevi sayilacak soyut hayalleri unutup paylasmanin cilginligina kapiliyoruz. Iste bu nedenle de biz asla askin en naif ve belki en tarafsiz hali olamiyorduk.

Ellerimde, az evvel sevgilimin koynuna biraktigim gul kokusunun agirliğı, aksam uzeriyle beraber ben de batiyordum. Ilik ruzgari, ihlamur agaclarinin govdesinden ayrilan yaprak gibi sirtima alip sadece yuruyor, goz bebeklerimin uzerine biriken bulutlari seyrediyordum. Deniz kiyisi her zamankinden los ve sakin, saatler bazi gunlere nazaran daha yavas ve acisiz ilerliyordu. Durdum. Adim atmaya luzum kalmadigi bir zamandi. O ana yaklastigimi anlamis ve kendimi yavaslatmistim.

Uzakta bir ulke oldugundan degil ama hep baska bir sehri hayal ettigimden olsa gerek. Artik gidemeyecegimi anlamis ve bu nedenle de durmustum. Yepyeni bir sehirde eski pusku hislerle gecmis anilari birakip, durdum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s