Beyaz

Birimizden biri daha gençti. Avuçlarımızın içinde eski bir kuytu birikti. Birimizin parmağı, birbirimizin, birimiz, ellerimiz, birbirimizin elleriydik, birimiz birimizin içinden içine geçti.

Ellerim değmesin yerde sürünen toprağa. Tam o sırada vazgeçmiş olmama rağmen kollarımız değmesin perdenin ışık alan yanına. Belki uçar. Geçmiş zaman; nasılsa duyar.

Koltuğun ucunda yanaklarım yanaklarının altında eziliyor. Bir milyon tane kirpik tanesi. İçlerinden biri öpücüğüne karışıyor. Bedenim dudaklarının altında; dudakların bedenimi çiğniyor. Bin kat beyazımın altında kaşlarının gölgesi.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s