Onur

Ben isterim ki bu gece kimse yalnız hissetmesin. Herkesin bir adı yok mu nihayetinde? Birimiz, içimizden biri, diğerinin adını söylesin. Bu gece kimse yapayalnız hissetmesin.

Öğleden beri dokunasım vardı rakının tadına. Herkes uyudu, bir ben bir de bu kadar çok ışık kaldık uyanık. Pencereyi açtım, rakının yanına iyi gidebilecek her şeyi çıkardım. Biraz beyaz peynir, şalgam, keder, şiir, su, kalem, şarkı, buz…

Uzak durmam gerektikçe, yaklaşmam imkansız. Uzakta, o ışıklar, şehre ait ne kadar ışık varsa parladıkça, parça parça, benim içimdeki bir şeyler kırılıyor.

Kırıldıkça tükeniyorum. Harcamasaydık bu kadar çabuk. İlk günlerin tadı tuzu bambaşkaydı oysaki. Şimdi hep tedirginlik, tüm odayı kaplayan yalnızlık…

Hepimizin adı yok mu nihayetinde?

Gece olmuş. Bıkmışım çoğu şeyden. Kim olduğumu bilmeden yazmaktan, kendimi aynada görmekten, sesini işitememekten, aramızdaki yığınla meseleden, bunca mesafeden. Bıkmışım, yorgunum. Daha kaç gün oldu sayalı? Belki üç belki dört… Bıkmışım onursuzca itelenmekten.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s