Güneş

Sabah oluyor. Hiç gitmediğimiz o yerlerden birinde sabah oluyor. Karanlığı ortasından yırtıyor güneş, her taraf kızıl. Pencereden dışarıyı izlemek ne güzel. Işıklar teker teker sönüyor. İçinde bir sürü şeyin biriktiği ama bir türlü yazamadığın uzun bir aralıktan sonra durmadan yazmak gibi doğuyor güneş, yerin dibinden gökyüzünün tepesine.

İçinde, artık durulmuş, durağan bir sızı var; çoğu zaman hasret. Suyu nasıl içtiğine, ayakkabısını nasıl giydiğine, bir an durup konuşmaya öyle başlayışına dair duyduğun derin, yırtık pırtık ve keskin bir özlem…

Ne yazmalı, nasıl anlatmalı güle sor.

Boylu boyunca bir pencere uzanıyor yerden göğe, önünden bir kuş geçiyor sonra bir kuş daha. Uzaktaki bulutların çok aşağıda olduğunu sandığın sabahlardan biri bu aslında. Bir şarkının ritminde yaşayacağın, susacağın, alışacağın bir sabah.

Çünkü gece, kendine yenilmişliğini kabul etmen gerekiyordu.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s