Yol

Sabah erken uyanmak güzeldir, o da bizdendir. Bir de durmak, durmak ve durmak.

***

Her satırın üzerine titrerdik bir zamanlar, durmadan düşünmeden bakar da bakardık. Sonra aklımıza bir fikir çöreklenirdi. Anamızın yaptığı muhallebiler gibi bazen. Kaynadıkça koyulaşan.

Alışmak zorunda olduğun bir şeye alışmaktan korktuğun bir zaman illaki belirir etrafında. Karşı kıyıdan görürsün yaklaşan ışığın keskinliğini. Cebinde taşıdığın bir kağıt parçasının üzerinde yazılı olanları ezberlemeye çalışarak koşmaya başlarsın. Kağıdın üzerindekileri tekrar ederek koşarsın buzdan yolun üzerinde. Ayaklarının altında kayan zeminin nedeni ne?

Kendi soluk sesinden başka şey duyulmaz. Kulaklarında yankılanan çatlayan buz seslerini bile bastırır. Bunca karanlık nasıl olur da yırtılır? Bağırmak en içten duygundur o sırada. Birilerinin olmayışından memnun olduğun o tek anda. Bağırırsın. Koşmaktan kuruyan boğazın çatlar, sızlar. Susarsın.

Üşüdüğünden midir nedir geriye kalan onca acıyı hissetmemeye başlarsın.

Ayağının altında kıvrılır yol. Durmadan koşmaya devam edersin. Cebindeki kağıt parçası yavaş yavaş kaymaya başlar, sürekli tekrarladığın kelimeleri unutmaya başlarsın. Hava soğuk, üşüyorsun, acıktın.

Korkuyorsun.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s