üşüyorum / beni güzelliğinde sakla

“Gözlerini aç bana / üşüyorum / beni güzelliğinde sakla” 

Bu son demiştim bu sabah karanlıkta, ayazın ortasında. Kalem kağıda son kez dokunsun, benim elim onun ellerinde son kez dursun, gözlerimin önüne son kez sereyim varımızı yoğumuzu, bu son olsun ki paramparça kırılmasın her defa, her okuduğunda, her duyduğunda. Olmadı.

Üşüyorum çünkü, gözlerinin içinde korunup saklanmak istiyorum, ellerinin arasında kaybolacak kadar ufalmak, göğsünün üzerinde birikip orada yaşamak istiyorum. Tam öptüğü yerdeki gözyaşım hiç kurumasın, beni hep ilk kez oramdan öpsün diye bekliyorum.

Dakikalardan birinin peşinde tüm günü kaybedebiliyorum; ne zamanki o dakikanın dışına düşse aklım, dağılıyorum.

Sonra gökyüzüne bakıyorum. Bulutlar yüzünden parça parça olan gökyüzüne, camdan bir tas gibi tepede duran, benim gibi paramparça olan gök kubbeye.

Şaşırıyorum. Onca gücü içimde nasıl taşıdığıma şaşırıyorum. Beni nasıl güzelleştirdiğine şaşırıyorum, aklımı geri vermesine, yürümemi sağlamasına, gözlerimi fark ettirişine, ellerimin ucundakileri hissettirişine, üşümeme şaşırıyorum. Beni böyle dinginleştirip, büyütmesine şaşırıyorum. Öyle güzel oluşuna, her üşüdüğümde güzelliğinde saklayışına.

Yüz yıl olmuş, sesi sesimden çok uzağa düşmüş, yüz yıl olmuş, belki çoktan unutmuş.

Üşüyorum. Uzundur sabah olmuyor, uyuyamıyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s