Üçüncü harf

 

 

Ay gibi patlıyordu kadının göğüsleri adamın geceden karanlık bedeninin üzerinde. Adamın dudakları üzerinde biriken her kelime, şimdi kadının belinde, saçlarında ve kuytuda kalmış fikirlerinin üzerinde, tıpkı parmakları gibi, o yolu izleyerek, ikisinin de bilmediği bir başka alemin içine doğru ilerliyordu; ses siz ce…

Yok olmaya yüz tutmuş ne varsa, yitip giden ne vardıysa, orada, o anda büyüyor, ikisinin bedenini koynuna alıyordu. Adamın vazgeçtiği her şey, aslında kadının sırtında, yaralarında duruyor, ölmeye durmuş her hatırasını canlandırıyordu; suskun, izliyordu.

Kadın, adamın nefesini her içine aldığında daha fazla bağlanmaktan ürkmüş, sırtını adamın karnına dayayarak uyuyor. Adam uykuya dalınca, kafasını kaldırıp adamın kirpiklerine dalıyor. İnsan hiç kirpiğe aşık olur mu? Tek tek her kirpiği seviyor, izliyor. İçtikleri ilk rakıyı anımsıyor, son çayı düşünüyor. Uzun uzun daldığı elleri geliyor aklına, emek ellerde başlar çünkü, adamın ellerini hiç unutamıyor. Bazı geceler, en yoksul gecelerinde adamın yüzü değil, elleri beliriyor gözlerinin içinde. Ellerinde biriken her anıyı özlüyor, yol boyu yürürken tutmadığı elinin her halini anımsıyor, yaralarını düşünüyor, aşınmış, yorgun halinin biriktiği ellerini düşlüyor.

Adamın parçalanmış her haline bakıyor kadın, yüreğinin en körpe yerinde sakladığı şeyleri görüyor adamın gözlerinde, susuyor, her şeyi biliyor adam, susuyor, her şeyi anlıyor kadın. Nar tanesi gibi çoğalıyor gece, sabahı erteliyor. Adam vazgeçiyor. Kadının gözlerine saklanıyor gökteki onca bulut, oradan bir yağmur akıyor; ince, sessiz. Kadın yoksul, kimsesiz. Adam kırılmış, parçalanmış sadece saklanıyor.

Adamın kirpiklerinin gölgesinde uykuya dalıyor kadın. Adam uykusunun en ağır yerinde, avucunun içinde yaşayan kadının her irkilmesine uyanıyor. En ağır anda, kadını kolları arasına almak için uyanıyor.

Karanlık bir odada, ikisine ait tek anda adam uykusunu kenara bırakıp kadını kollarının arasında yaşatıyor. Onca derin soluk, birbirlerinin bedenine gizleniyor. Saatler, dakikalar, bölük pörçük beden parçaları… Kirpiklerinin arasına hapsoluyor kadın, ellerinin içinde birikiyor, yaşıyor, uyanıyor.

Adamın kapkara bedeninde ay gibi patlıyor kadın, herkes uyurken, her şey yok olmuş duruyorken, adam kalmaktan çoktan vazgeçmişken kadın sarılıp uyanıyor yokluğa.

Vatanını kurmuş kadın adamın koynuna, uyuyor.

Bunca güne ve geceye rağmen, en güzel kelimeler adamın koynundayken, kadın kendine şair diyemeyen o adamı düşlerken uyanıyorlar uçsuz, ufuksuz bir zamana.

Kadın şimdi yapayalnız orta dünyada. Kimsesiz, kimseyi hiç bu kadar sevmemiş duruyor, uyuyor, susuyor yalnızca.

tumblr_m8iulhNQfP1qh47d2o1_500_large

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s