Ev

küçüklüğümden beri sırt çantası kullanamam, bacaklarıma çarpar, yürüyemem. ilk sırt çantamın rengi mordu, bir garip eflatun. o günden beri sırt çantası kullanamadım, bacaklarım acıdı.

neyim var ve neyim yoksa, benim olmayan ne kadar şey varsa bırakıyorum. önce yatağımın üzerine koyuyorum hepsini tek tek sonra kapıya doğru sıralıyorum, ardından hepsini orada bırakıp kapıdan çıkıyorum.

uzun zamandan beri bir evim yok. yaklaşık olarak kaç gün ve saat bilmiyorum, matematiğim iyi değil, ama sanırım doğduğum günden beri bir evim yok.

yani elbette bir yastığım oldu ve yorganım. bazen ben de birine sarıldım ya da yere oturup sadece ağladım ama asla bir evim olmadı. benim ben olduğum bir ev hiç yoktu.

ben o evin sahibi değildim, yurttaşı olamadım, yerlerinde dolaşmadım, kapıdan içeriye alınmadım.şöyle gözlerimi çevirdim içeriye, kapı aralandı işte biraz, sonra öylesine sert bir rüzgar. burnum kanıyor hala, her sabah.

neyse, bir sırt çantam var artık, bacaklarım acısa da. doğduğum büyüdüğüm bu memlekette doğduğum ve büyüdüğüm onca zamandan beri hiç evim olmadığı için ve ben yapmamam gereken bir gafletle evim sanıp döndüğüm için şimdi yine ben, ben değilim ve bu evlerin hiçbirindeyim.

sırt çantam var artık. o kadarcık eşyam. senin eskiyen kokun ve bir defter ve bir kalem ve bir kitap bazen ve bazı şiirler, yazdığım onca söz, çizgiler ve biz ve ben ve kimse ve ben ve ben yine kimsesizim.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s