Bir akşamın bitişi

güneş nasıl sıcak, neyse ki rüzgar var. eğer anlatabilecek olsam rüzgarın ne kadar ılık olduğunu anlatırdım ve baharın nasıl damarlarıma kadar karışıp yeni bir yol bulduğunu. çok fena bir günün sabahı değil neyse ki bu; çok fena bi zamanın gündüzü sadece. Eğer bir şeyleri anlatabilecek olsam sabahları uyanmanın ne kadar zor olduğunu değil de uyuyamamanın sıkıntısını anlatırdım sanırım. Ama yapamıyorum. Susuyorum. Zira anlattığım zamanlarda da anlaşılmıyorum. Cemal Süreya’nın bana nasıl aşık olduğunu anımsamaya çalışıyorum bazen, bir türlü kalkamadığımız rakı masasını, koşar adım gittiğimiz yatağımızı. Kısa süren yorgunluklarımızı anımsıyorum. Söylediği bi türkü vardı, dersimi anlatan, sesini duyumsamaya çalışıyorum.
Anlatabilecek olsam işte bunları değil de neden bu yalnızlığa hapsolduğumuzu anlatırdım. Aslında anlatıyorum ama anlaşılmıyorum. Yalnızlık gövdemize yapıştığı günden beri kedereş olduğumuzdan sanırım, sadece susuyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s