kendime not

gökyüzünün üzerinden dökülüyor parça parça,

bulutlar.

iki gözüm, ciğerim, bilir misin umudun tükenip yerini dipsiz bucaksız bir sakinliğe bıraktığı o yeri? gittin mi hiç?

hiç tanımadığın, bilmediğin bir yerdesindir. etrafın alabildiğine boş, beyaz ve ışıksız. güzel bir şeymiş gibi gelir önce sana ama bilmezsin, az evvel bıraktığın fırtınanın gürültüsünden daha keskindir bu sessizlik. korkmaya başlarsın.

geriye tek duygu kalmamıştır aslanım. yürümek istersin ya mecalin yok, kalırsın. oturmuş dizlerinin üstüne, bir allah’ın kulu için yani bir ufacık his kırıntısı için beklersin de beklersin.

nihayetinde çaban boşunadır, üzülme, yakında anlayacaksın.

geride bıraktıkların için dahi hayıflanacak bir sitemin yoktur artık. gelecek mutlulukların tadı kaçmış; en sevdiğin rengi unutmuşsundur. ya da unutacaksın.

yakındır.

umutsuzluğun içini nasıl kıydığını anımsıyor musun? küfürlerini, ağlamalarını?

artık hiçbiri yok yiğidim. burada tek başınasın. kimse için beklentinin olmadığı, eyvallahını çoktan ettiğin yerin bile milyonlarca kilometre uzağındasın.

çok mu şey istedim, çok mu bekledim, çok mu emek verdim diye kendini hırpalamak ancak halini hatırlatır. yaptıklarının değeri artık yok.

belki de hiç olmadı güzelim. cahilsin. anlamadın.

sevmeler boşuna mıydı, elinde elini bekletmeler, gözünün içindeki hasret bilmiyorum. henüz bilemeyeceksin de, acele etme.

ama şurası baki artık canım; bekleme. kimseden bir damla metanet, özveri bekleme.

yalvar yakan gelen sevgiye artık boyun eğme.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s