Hata

Bir türkü açayım diye geçiyor içinden. Cıgarasını, çakmağını masaya koyup bi türkü açmaya yelteniyor, aklına gelmiyor.
Yazdıklarında vardı; oradan bakayım diye bir fikir geçiyor kafasından. Açıyor.

Sonra cıgarısını yakıp bir fırt çekiyor; uzunca tutuyor içinde. Dicemidin diyor, çok seviyor bunu. Yazdıklarımı okuyor.
Okudukça damağından boğazına sonra da karnının orta yerine bir ağırlık çöküyor, yumruk yiyor.

İçinde bir sürü gürültü, kafası ağırlaşıyor. Onca gürültünün içinde bıçak gibi keskin bir sessizlik, o sessizliğin orta yerinde karanlık bir köşe. Oraya düşüyor.

Elleri, ayakları titriyor. Üşüyor belki. Onu düşünüyor.

Tüm gün tüm gecedir yaptığını düşünüyor. Pişmanlık en beter ceza. Ne yapacağını bilmeden duruyor. Bıçağın kestiği yer kan revan, ölmek diyor, şimdi lütuf.

İnsan bu acıya nasıl katlanır, neden katlanır. Niye yaptım diye hayıflanıyor. Korkuyor. Kaybetmiş olmanın düşürdüğü o derin kuyuda olmaktan korkuyor.

Onu düşünüyor, ellerini, saçlarını, kirpiklerini, ağlayınca kızaran yüzünü.
Ne çok ağlamıştır diye geçiriyor içinden; ne çok.

Ne çok ağlattım diye bencilliğine kızıyor. Alıyor karşına bencilliğine bin tane küfür sayıyor. Öfkeleniyor. Bıraktığı yalnızlıkta kalmaya devam ediyor.
Pişman oluyor.

Bir gülücük duysam sesini istiyor. Korkuyor.
Kapkara bir duman bıraktım; ne yapacağım diye ağlıyor sonra.

Ağlıyor.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s