Yağmur sonrası halet-i ruhiyesi

Kadıköy yine deniz ve ayakkabı köselesi kokuyor. Yağmur yağarsa kösele kokusu diner, yerini toprağın ıslanmışlığına bırakır.

Yağmur diner dinmez güneş çıkar, havadan nasibini almak isteyen benim gibiler de sahil boyunca, sanki etrafta başka kimse, araba, ev, ses, iz yokmuş gibi yaparak yürür.

Yağmur sonrası yürüyüşleri aslında çok tehlikelidir, bilen bilir. Mesela yağmur suyuyla ıslanan yolun kayganlığı gibi aklınızda sakladığınız, çekindiğiniz en derin, yaralı meseleye kayar düşündükleriniz. Ayağınızın kaydığını fark ettiğiniz, iş işten geçtiği halde denge kurmaya çalıştığınız zamanlardaki gibi bu en derin düşünceden sıyrılıp daha engin denizlere yüzmek istersiniz ama nafile; ayağınız kaymıştır bir kere, düşeceksiniz.

Nedendir bilinmez ama en çok yağmurlu günlerde, tıpkı ayaklarınız gibi, kayar düşünceleriniz en derine.

Çıkması zordur, kalkması olduğu gibi. Bir çay ocağına atarsınız kendinizi ananızın kollarına sarılır gibi. Bir sıcak çayın sizi kendinize getireceğini düşünürsünüz.

‘Abi, bir çay versene, şekersiz’ diyip beklersiniz. Çay gelmiş, bitmiş, sigaralar artmış ve siz o düşüncelere hapsolmuş vaziyette rakı içmek istersiniz.

Üçüncü çay, siz istemeden önünüze konunca durumun vehameti çöker üzerinize, hemen hesap ödenip kalkılır. Dışarısı soğumuş, hava biraz kararmaya başlamıştır.

Yalnızsınızdır ama birden bire sanki o burda, yanınızdaymış gibi davranmaya başlarsınız:

‘Üşüdün mü canım?’

Üşümüştür, elini ısıtsam…

’10 dakkaya kararı iyice, kederlenme’

Kışın hava kararmasını hiç sevmez, hüzünlenir. Gülsem.. Güler mi?

‘Burnunun ucundan öpeyim mi güzelimi?’

Gözlerinden, kirpiklerinden, dudaklarından öpsem. Öpsem, içsem, doysam.

Çok derine batmışsınızdır. Çıkmak için ciddi bir sarsıntı gerektiren bu halden kurtulmanın yollarını düşünemeyecek kadar batmışsınızdır.

Lanet edersiniz herşeye. Kadıköy’e, gelmişe geçmişe, kendinize.

Nafile.

Yağmurlu havalar tehlikelidir bu nedenle. İnsan ya aşık olur da ölür ya da şair olur ve ölür.

Siz yaşamayı seçmek istersiniz. Tıpkı benim gibi. Ve yağmurlu günlerde yürümezsiniz. Kabanınız hep üzerinizdedir, elleriniz ceplerinizde.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s