Sabah ayazı

Ekmeğinin peşinde bir adam, sokakta tek başına yürüyor. Evin kapısından çıkarken yaktığı cigarasından derin bir nefes çekip, sabah ayazında, yüzünü paltosunun yakasına saklayarak, işe gidiyor.

Ellerini cebine almış; sağ eli cigarısını tutmak için soğuğa yeniliyor ara sıra. Kafasını önüne eğerek ilerliyor.

Sokak lambalarının henüz sönmediği ama havanın aydınlanmaya başladığı o saatlerde, kendisinden ve birazdan pişirmeye başlayacağı ekmeklerin hamurunu karan fırıncıdan başka kimsenin olmadığı sokakta bir an durup arkasını dönüyor. Kafası, paltosunun yakasından sıyrılmış halde üşüyerek, cigarasından aldığı nefesi ıssızlığın orta yerine bırakıyor. Yatağında uyuyan çocuklar, herkesten önce uyanıp sobaya, çocukların kullanmadığı eski defter, kitap sayfalarından atan ve çayı koyan kadınlar, akşam yine ay sonunu denk getiremediği için ertelediği borçların altında ezildikçe kamburu belirginleşen adamlar geliyor aklına.

İçinden okkalı bir beddua savuruyor hayata, adalete. Önüne dönüyor. Çıktığı yolda, kafası önünde yürümeye devam ediyor.

Resim

 

 

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s