Gül dalı

 

‘Şimdi sen beni öpüyorsun ya; içimden bir gemi kalkıyor ışıkları parıl parıl.’

Adam, avuçlarının arasına aldı yüzünü kadının; kadın, ellerini beline doladı adamın.

‘Sen beni öpmesen ben hiç olacaktım’ diye geçti içinden. Başını hafifçe sola eğerek adamın bıyıklarının arasından bulup asıldı üst dudağına. Tütün kokusunu çekti içine. Ellerini kaldırdı, adamın ellerinin üzerine koydu.

Leylak, amber, sümbül kokusundan mest olmuş, gözleri kapalı dokundu kadının alt dudağına. Kırmadan, yıkmadan, incecik bir aşkla.

‘O olmasa ben ne yapardım’ diye düşünürken adam, kadının ellerini ellerinin arasına aldı.

Parmaklarının arasından bir gül dalı uzayıp yüreklerine vardı. Güle emanet yürüdüler birkaç adımı. Dönüp dönüp baktı adam, yürürken.

Kafası önünde, kıvılcım gibi büyüdü yüreğindeki gül, kadının.

‘Mahvoldum ben’ diye geçti içinden kadının.

‘Ben mahvoldum’ diye geçti içinden adamın.

 

Parmaklarının arasından bir gül fidanı büyüyüp değdi dudaklarına. Gül yaprağında yürüdüler akşamın karanlığına, cennet bahçesine dökülen gül yapraklarına.

 

 

 

 

20140426-211505.jpg

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s