dudağının kenarında

gün, güneş inmiş ayağının ucunda yatan adamın yüzüne.

gözünden burnunun ucuna parlayıp.

balkonun demirinde asılı kahverengi saksı. içerisinde kızılcık kan;

nardır ellerim.

adam uyuyor ayağının ucunda iki büklüm,

sabah vuruyor gözündeki kirpiğin ucuna,

uyanıyor dudağının kenarında.

sonra yürüyüp buradan; birlikte gidelim.